Bu kitapta yer alan olguların ortak özelliği, okuyucuya yalnızca “tanı nedir?” sorusunu sordurmamalarıdır. Asıl amaç; tanıya nasıl ulaşıldığını, hangi bulgunun kritik olduğunu, hangi olasılıkların dışlanması gerektiğini, moleküler ve genetik verilerin klinik karara nasıl aktarılacağını ve mevcut tedavi seçenekleri arasından hasta için en uygun yaklaşımın nasıl seçileceğini düşündürmektir. Dolayısıyla bu eser klasik anlamda bir hematoloji ders kitabının alternatifi olmaktan çok, temel bilgiyi gerçek yaşam klinik kararlarıyla buluşturan tamamlayıcı bir kaynak olarak tasarlanmıştır. Tıp öğrencilerinin hastalıkları somut olgular üzerinden öğrenmesine, iç hastalıkları ve hematoloji asistanlarının ayırıcı tanı ve klinik karar verme becerilerini geliştirmesine, hematoloji uzmanlarının ise nadir ve güç olgularda farklı deneyimlerden yararlanmasına katkı sağlamasını diliyoruz. Hematolojide her olgu aynı zamanda yeni bir öğrenme fırsatıdır. Bazen tek bir laboratuvar değeri, periferik yaymadaki küçük bir ayrıntı, beklenmeyen bir moleküler bulgu veya tedavi sırasında gelişen sıra dışı bir komplikasyon bütün tanısal yaklaşımı değiştirebilir. Bu nedenle iyi hematoloji pratiğinin temelinde yalnızca güncel bilgiye sahip olmak değil; olguyu dikkatle okumak, doğru soruyu sormak ve elde edilen verileri hastanın bütünü içerisinde yorumlamak bulunmaktadır. |